Belfast’taki olayların ardından, Birleşik Krallık sosyal medya şirketlerini uyardı.
Birleşik Krallık’taki iletişim düzenleyicisi Ofcom, Belfast’taki son olayların ardından sosyal medya platformlarına yönelik açık bir mektup yayımladı. Mektupta, çevrimiçi nefret içerikleri ve şiddeti teşvik eden paylaşımlarla ilgili yasal sorumlulukların hatırlatıldığı belirtildi. Ofcom; platformların, 2023 tarihli Çevrim İçi Güvenlik Yasası (Online Safety Act 2023) çerçevesinde yasa dışı faaliyetlerin risklerini değerlendirmek ve azaltmakla yükümlü olduğunu vurguladı. Bu yükümlülükler arasında nefret suçlarını teşvik eden veya şiddeti kışkırtan içeriklerin yayılmasını engellemeye yönelik tedbirler de yer alıyor. Ofcom, bu tür içeriklerin kaldırılmasının yanı sıra, bunların ortaya çıkma riskini azaltacak sistemler geliştirmelerini de talep etmektedir.
Mektubun yayınlanması, Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’ta yaşanan toplumsal olayların hemen sonrasına denk geldi. Pazartesi günü Dublinli bir kişinin bıçakla saldırıya uğraması sonrası Sudan vatandaşı olduğu belirtilen bir şüpheli, cinayete teşebbüs suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Olayla bağlantılı olarak saldırganın kökeni ve göçmenlik geçmişi sosyal medyada hızla yayıldı ve özellikle aşırı sağ görüşlü göçmen karşıtı grupların bu durumu siyasi tartışmalara taşımaları dikkat çekti. Washington Post’un haberine göre, gece boyunca düzenlenen olaylarda göçmenlerin yaşadığı bazı mahallelerde evler maskeli bireyler tarafından ateşe verildi.
İnternette yayılan içeriklerin çoğu, göçmen karşıtı söylemler ve saldırıya ilişkin doğrulanmamış iddialarla doluydu. Bu durum, sosyal medya platformlarının kriz dönemlerinde yanlış bilgi ve nefret söylemlerinin yayılmasını önleyip önleyemeyeceği konusunu yeniden gündeme getirdi.
Elon Musk’ın paylaşımları da tartışmaların merkezinde
Olayların ardından dikkat çeken bir gelişme Elon Musk’ın platform üzerindeki bazı paylaşımları oldu. Musk, bir çok kullanıcının ve siyasi figürün göçmenlik politikaları ile ilgili eleştirilerini veya olayları bu bağlamda değerlendiren gönderilerini yeniden paylaşarak geniş kitlelere ulaşmalarına katkı sağladı. Bu paylaşımlar arasında aşırı sağ aktivist Tommy Robinson’ın, İngiltere’de göçmenlere yönelik ayrıcalıklı bir hukuk ve polis sistemine sahip olduğuna dair iddiası da bulunuyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Sony yeni Xperia telefonunu gelecek hafta tanıtıyor
Sennheiser Momentum True Wireless 5 yıllardır beklenen özelliği getiriyor
Yıllar sonra geri dönecek Sony WH-1000XM4 için yeni detaylar sızdı
Apple HomePad’in nasıl çalışacağı macOS kodlarında ortaya çıktı
Huawei Pura 90s Pro ve WATCH KIDS X1 Türkiye’de satışa çıktı
Ayrıca, Restore Britain MP hareketiyle bağlantılı Rupert Lowe’un saldırıya eşlik eden bir görüntü paylaşıp kitlesel sınır dışı etme çağrısında bulunduğu ile ilgili gönderi de Musk tarafından yeniden paylaşıldı. Eski akademisyen ve Reform UK’nin eski adaylarından Matt Goodwin’in, ülkedeki gerilimlerin kontrolsüz göç politikalarından kaynaklandığına dair açıklamaları da benzer şekilde Musk’ın hesabında yer aldı.
Günün Öne Çıkan Fırsatları

Tüm Fırsatları Gör
REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Musk’ın yaklaşık 240 milyon takipçisi bulunuyor ve paylaşımları platform üzerindeki görünürlük açısından büyük bir öneme sahip. Daha önce çeşitli haberlerde, Musk’ın gönderilerine özel erişim sağlanacak şekilde X’in algoritmasının düzenlendiği iddiaları gündeme gelmişti. Bu nedenle Musk’ın yeniden paylaştığı içeriklerin, platformdaki dolaşımını artırabileceği düşünülüyor.
Öte yandan, Musk’ın paylaşımlarında doğrudan şiddet çağrısı yer almıyor. Ancak bu içeriklerin, toplumsal gerilimin yüksek olduğu dönemlerde yanlış bilgi ve kutuplaştırıcı söylemlerin yayılmasına katkı sağlayabileceği yönünde eleştiriler devam ediyor. Bu durum, X’in mayıs ayında İngiliz yetkililere verdiği ve nefret içeriklerini azaltma taahhütlerini de yeniden ortaya çıkardı.
Ofcom’un mektubu, kurumun bir gün önce duyurduğu yeni güvenlik beklentileri çerçevesinde geldi. Düzenleyici, kriz dönemlerinde yasa dışı içeriklerin aniden arttığı hallerde, platformların daha hızlı ve etkili önlemler almasını ve yanlış bilgilerin yayılmasını sınırlandıracak mekanizmalar geliştirmesini istiyor.
Ayrıca Ofcom’un uygulama süreçleri, teknoloji şirketleri tarafından zaman zaman eleştirilmekte. Örneğin Meta, mayıs ayında kuruma karşı bir davada bazı yükümlülüklerin orantısız olduğunu savunmuştu. Buna rağmen, Birleşik Krallık’ta yürürlüğe giren Çevrim İçi Güvenlik Yasası, sosyal medya şirketlerinin içerik denetimine ilişkin sorumluluklarını genişletmeye devam ediyor. Belfast’taki olaylar ise bu düzenlemelerin pratikteki uygulanışına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.





